19 Ocak 2016

Bedenini Dinle

Bedenini Dinle

Bedenimiz, bize sağlık durumumuzu anlatan bir araçtır. Düşünce ve enerji seviyesindeki olumsuzlukların şiddeti arttıkça negatif etkinin bedenimize de yansımaya başlaması kaçınılmazdır. İnsan, bedeninin anlattıklarını anlamazsa, bedenini hissetmezse bedeniyle iletişimi kopuk demektir. Canınızın ne istediğine bakmadan önünüze gelen her şeyi yiyorsanız,bedeninize iyi davrandığınızı söylemek imkansızdır. Bu durumda almanız da elbette kaçınılmazdır.

diyet

Bedenimiz, bize sağlık durumumuzu anlatan bir araçtır. Düşünce ve enerji seviyesindeki olumsuzlukların şiddeti arttıkça negatif etkinin bedenimize de yansımaya başlaması kaçınılmazdır. İnsan, bedeninin anlattıklarını anlamazsa, bedenini hissetmezse bedeniyle iletişimi kopuk demektir. Canınızın ne istediğine bakmadan önünüze gelen her şeyi yiyorsanız, bedeninize iyi davrandığınızı söylemek imkansızdır. Bu durumda kilo almanız da elbette kaçınılmazdır.

Önemli olanın zayıf olmak değil, ideal kiloda olmak olduğunu artık pek çoğumuz biliyor. Her ne kadar tüketim toplumu bize sürekli 34 olmamız gerektiğini dayatsa da, oyuna gelmemeli, bilinçlenmeli ve sağlıklı ya da güzel olmanın incecik olmak anlamına gelmediğini kendimize anlatmalıyız. Sağlıklı ve güzel olmak için çaba sarf etmek zorunda kalmışsak, bilmeliyiz ki bunun tek sebebi kendimiz. İhtiyacımızdan fazlasını yemeyi seçen kendimiz isek, kimse bize zorla yemek yedirmiyor ise; sorumluluk bizim değil de kimin olabilir ki?

O halde önce sorumluluğu almaktan kaçmayalım ve şu soruyu soralım; neden kendimize bunu yapıyor olabiliriz? Ya da, neden ille de 36 beden olmak istiyoruz?  40 beden olunca güzel ve sağlıklı olamaz mıyız? Ya da basenlerimiz biraz genişse güzel ve sağlıklı olamaz mıyız? Elbette olabiliriz.

Çünkü konu ince olmak değil, konu kendimiz olmak ve seçim yapmak. Sorun ise; içimizdeki boşluğu yemek yiyerek kapatmak isteği. Kendimiz olamazsak, ekranlarda gördüğümüz başkalarının bedenlerine sahip olmaya çalışırsak, kendi sesimizi yani iç sesimizi duymamız ve elbette bedenimizin bize verdiği sinyalleri okumak zorlaşır.

İşe kilo vermek için değil, nefsimizi eğitmek için yeme alışkanlıklarımızı değiştirmeye çalışmaktan başlayabiliriz. O dondurmayı çok seviyor olabiliriz. O halde kendimize şu soruyu sormalıyız; “Bu dondurmayı yemeye ihtiyacım var mı?” ve cevabı dinlemeliyiz.

yapmanın çok zor bir iş olduğuna kendimizi inandırmadan,  bunu kendine yolculuk yapmak için bir vesile olarak görebilirsin. “İyi ki kilo aldım, kilo vermeye çalışırken kendimi keşfedebilirim ” diyerek, zihnindeki olumsuz düşünce yapısını da kırmayı deneyimleyebilirsin.

Sen, bedenin ve ruhun işbirliği ile ; sonunda , aslında yemek isteyenin zihnin olduğunu göreceksin. Kalori hesaplarken, bunu niye yaptığını hatırlat kendine.  İşte o zaman bedenin sana söyleyecek neye ihtiyacın olduğunu ve düşünce gücünün de etkisiyle, 2 haftada 3 değil 5 kilo vereceksin belki de. Ne demişler, önemli olan niyettir. Sen niyet et ve yeme alışkanlıklarını değiştir. Keyifli bir içsel yolculuk olacak!

Paylaşmak güzeldir:

Tags: / / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Hasan Gülden dedi ki:

    Bedenimi dinliyorum aç oldugumu söyluyor saldırıyorum yemege.. sorun orada içte ara ögunlerı hatırlatmıyor beden

YORUM YAZ

*